Gökalp Hukuk Bürosu | Av. Eren Efe Gökalp

Çocuğun Görüşü Alınmadan Velayet Kararı Verilebilir mi?

Velayet davasında çocuğun görüşünün alınması zorunlu mu? Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026/5470 sayılı emsal kararı.

Çocuğun Görüşü Alınmadan Velayet Kararı Verilebilir mi?
Aile Hukuku
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9995 E.,  2026/5470 K.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/758 E., 2025/839 K. DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 16. Aile Mahkemesi SAYISI : 2018/683 E., 2022/1590 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, velayet, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve erkek lehine tazminata hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Velâyetin düzenlenmesinde asıl olan çocuğun üstün yararıdır. Mahkemece psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, her iki ebeveynin yaşadıkları yerde ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velâyeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığının araştırılması ve diğer deliller de gözönüne alınmak suretiyle ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının çocuğun menfaatine olacağı tespit edilerek velâyet konusunda bir karar verilmesi gerekir.

Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince ortak çocuklar 2010 doğumlu...ve 2014 doğumlu ...ın velâyeti anneye verilmiştir. Dosya içerisine alınan 12.11.2021 tarihli sosyal inceleme raporunda, ortak çocukların velayetinin davacı anneye verilmesinin küçüklerin yüksek menfaatlerine daha uygun olacağı, ortak çocukların duygusal ve sosyal gelişiminde baba figürünün önemi ve gelişmesi açısından, ortak çocuklar ile baba arasında, mahkemenin takdir edeceği zaman dilimlerinde yatılı ve uzun süreli olabilecek şekilde kişisel ilişki kurulmasının uygun olacağı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ortak çocukların velayetinin anneye verilmesine karar verilmiştir. Davalı babanın sunduğu 07.03.2025 tarihli dilekçe ile ortak çocuk ...e annenin şiddet ve hakareti iddiasıyla Savcılığıa şikayetçi olduklarını, darp raporu alındığını,... Çocuk Bürosu Emn. Müd. 2025/211 tahkikat evrakının bulunduğunu,...ın ise anne yanında olup verilmesini istediğini belirterek 6284 sayılı Yasa uyarınca tedbir kararı verilmesini talep ettiği, yine davalı babanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne sunduğu 10.03.2025 tarihli dilekçesi ile Savcılık tarafından 03.03.2025 tarihinde ortak çocuk...n tarafına teslim edildiğini, hali hazırda babayla ikamet ettiğini, okul ve adres işlemleri için bir an önce karar verilmesini talep ettiği, ayrıca ortak çocuk ...e ait 02.03.2025 tarihli hastane raporunu, ortak çocuğun 03.03.2025 tarihli ifade tutanağını, çocuk tarafından yazıldığı ileri sürülen beyan dilekçesini ve ceza dosyasından alındığı belirtilen video kaydı çözümüne dair bilirkişi raporunu dosyaya sunduğu anlaşılmıştır.

Velâyet düzenlemesi yapılırken göz önünde tutulması gereken temel ilke “çocuğun üstün yararı"dır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir. Çocuğun üstün yararını belirlerken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Anne ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlâki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 2 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerinin alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine de karar verilmesi mümkündür. Velâyet düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup, re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle, yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin dahi göz önünde bulundurulması gerekir. Dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davalı- karşı davacı erkek tarafından sunulan 07.03.20 25... .03.2025 tarihli dilekçeleri ile temyiz dilekçesinde beyan edilen ciddi iddialar, ortak çocuk ...e ait 03.03.2025 tarihli hastane raporu, çocuğa ait ifade tutanağı ve sunulan diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde,... Çocuk Bürosu Emn. Müd. 2025/211 tahkikat evrakının dosya arasına alınarak, Mahkemece velâyet konusunda yeniden psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan adli destek görevlisi heyetinden, her iki ebeveyn ve çocuklarla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; idrak çağında bulunan çocukların iddia edilen vakıalarda göz önüne alınarak velâyet konusundaki görüşü yeniden tespit edilerek ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, velâyet konusunda bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırmayla velayet yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının velayet yönünden BOZULMASINA,

2.Davalı- karşı davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar bilgileri

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, velayetin belirlenmesinde çocuğun üstün yararının esas alınması gerektiğini, idrak çağındaki çocukların görüşlerinin alınmasının ve sosyal inceleme raporuyla birlikte değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu belirtmiştir.Somut olayda, çocukların durumuna ilişkin yeni iddialar ve deliller yeterince araştırılmadan velayet hakkında karar verilmesi hukuka aykırı bulunarak hüküm bozulmuştur.

  • Çocuğun Görüşü Alınmadan Velayet Kararı Verilebilir mi?

    Mahkeme
    Yargıtay
    Esas / Karar
    2025/9995 E., 2026/5470 K.
    Karar türü
    Aile Hukuku