Sel ve Su Baskınında Oluşan Zararları Kim Karşılar?
Sel ve su baskınında araç, ev ve işyeri zararlarını kim karşılar? Belediyenin sorumluluğu, sigorta ve tazminat davası hakkında bilgi içeren makale
Son dönemde meydana gelen şiddetli yağışlar ve sel baskınları, çok sayıda vatandaşın araçlarında, konutlarında ve işyerlerinde maddi hasarlara neden olabilmektedir. Bu olayların ardından en önemli hukuki sorulardan biri, meydana gelen zararların kim tarafından karşılanacağıdır.
Sel ve su baskını nedeniyle meydana gelen her zarar kaçınılmaz bir doğal afet sonucu olarak değerlendirilemez. Yağmur suyu tahliye sistemlerinin yetersizliği, mazgalların tıkanması, dere yataklarının bakımının yapılmaması veya gerekli önlemlerin alınmaması durumunda ilgili kamu idarelerinin hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir.
1. Sel ve Su Baskınında Belediye Sorumlu Tutulabilir mi?
Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında belediyelerin kentsel altyapı, su ve kanalizasyon hizmetleri ile yağmur sularının uzaklaştırılmasına ilişkin görev ve yetkileri bulunmaktadır.
Özellikle;
- Yağmur suyu tahliye kanallarının yetersiz olması,
- Mazgal ve rögarların bakım ve temizliğinin yapılmaması,
- Dere yataklarının kapatılması veya taşkın risklerinin göz ardı edilmesi,
- Önceden bilinen su baskını risklerine karşı gerekli tedbirlerin alınmaması,
- Altyapı çalışmalarının eksik veya hatalı yürütülmesi, gibi durumlarda hizmet kusuruna dayalı tazminat sorumluluğu doğabilir.
Ancak sorumluluğun belirlenmesinde zararın meydana geliş biçimi, ilgili idarenin görev alanı, alınması gereken önlemler ve zarar ile kamu hizmeti arasındaki illiyet bağı birlikte incelenmelidir.
2. Sel Felaketi Her Zaman Mücbir Sebep midir?
Şiddetli yağışın doğal afet niteliğinde olması, belediyenin veya diğer kamu kurumlarının her durumda sorumluluktan kurtulacağı anlamına gelmez.
Danıştay 8. Dairesinin 16.04.2025 tarihli, 2023/3754 Esas ve 2025/3751 Karar sayılı ilamında; bir afetin mücbir sebep niteliğinin somut olayın koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiği, idarenin hizmet kusurunun zararın meydana gelmesine veya artmasına etkisi bulunabileceği vurgulanmıştır.
Dolayısıyla idarenin gerekli bakım, denetim ve önleme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin araştırılması önem taşır.
3. Sel Nedeniyle Zarar Gören Araçlar İçin Tazminat Alınabilir mi?
Sel sularına maruz kalan araçlarda motor hasarı, elektronik sistem arızaları, iç döşeme ve mekanik parça zararları ortaya çıkabilmektedir.
Araç sahipleri öncelikle kasko poliçelerinde sel ve su baskını teminatı bulunup bulunmadığını kontrol etmelidir. Sigorta kapsamı dışında kalan veya sigorta tarafından karşılanmayan zararlar yönünden, olayın özelliklerine göre sorumlu idareye karşı tazminat talebinde bulunulması mümkündür.
Zarara yol açan altyapı veya yol hizmetinin hangi kurumun sorumluluğunda olduğu ayrıca belirlenmelidir.
4. Ev ve İşyerlerini Su Basan Vatandaşlar Ne Yapmalı?
Sel nedeniyle konutunda veya işyerinde zarar meydana gelen vatandaşların öncelikle can güvenliğini sağlaması, ardından zararı gecikmeden belgelendirmesi gerekir.
Bu kapsamda;
- Hasarlı alanların, eşyaların ve su seviyesinin fotoğraf ve videoları çekilmelidir.
- Belediye, kaymakamlık veya ilgili afet birimlerinden olayın niteliğine göre inceleme ve hasar tespiti talep edilmelidir. Sigorta şirketine gecikmeksizin hasar ihbarında bulunulmalıdır.
- Gerekli durumlarda mahkemeden delil tespiti istenmelidir.
- Onarım, kurtarma, temizlik ve eşya yenileme giderlerine ilişkin belgeler saklanmalıdır.
İdari hasar tespit tutanakları önemli delillerdir. Bununla birlikte, bu tutanakların düzenlenmesi tek başına tüm zararın tazmin edileceği anlamına gelmez.
5. DASK ve Konut Sigortası Sel Zararını Karşılar mı?
Zorunlu Deprem Sigortası (DASK), kural olarak sel ve su baskını hasarlarını karşılamaz.
Buna karşılık konut ve işyeri sigortalarında sel ve su baskını ek teminatı bulunması halinde, poliçedeki limitler ve istisnalar kapsamında ödeme yapılabilir. Sigorta şirketinden ödeme alınması, karşılanmamış zararlar bakımından sorumlulara başvuru imkânını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak aynı zarar için mükerrer tazminat alınamaz.
6. Belediyeye Karşı Tazminat Davası Nasıl Açılır?
Sel zararının bir idari eylemden kaynaklandığı durumlarda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi uygulanabilir. İlgili düzenleme uyarınca kural olarak, idari eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içerisinde ilgili idareye başvurularak zararın giderilmesi talep edilmelidir. Sürelerin başlangıcı, zararın ve eylemin idari niteliğinin öğrenilmesine ilişkin somut koşullara göre değerlendirilmelidir.
Başvurunun reddedilmesi veya otuz gün içerisinde cevap verilmemesi halinde, uygulanacak dava açma süresi içerisinde idari yargıda tam yargı davası açılması gündeme gelir.
Davanın doğru idareye yöneltilmesi, zararın miktarının belirlenmesi ve idarenin hizmet kusurunun ortaya konulması önem taşımaktadır.
7. Sonuç
Sel ve su baskınları nedeniyle oluşan zararların tamamının vatandaşlar tarafından karşılanması gerektiği söylenemez.Gerekli altyapı, bakım ve koruma tedbirlerinin alınmaması nedeniyle zararın meydana gelmesi veya artması halinde ilgili idarelerin tazminat sorumluluğu doğabilir.
Bu nedenle zarar gören vatandaşların delillerini koruması, sigorta ve idari başvuru yollarını değerlendirmesi ve hak düşürücü nitelikte sonuçlar doğurabilecek sürelere dikkat etmesi önemlidir.
Av. Eren Efe GÖKALP
Gökalp Hukuk Bürosu | Sapanca – Sakarya
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.