G H | Av. Eren Efe Gökalp

WhatsApp Yazışmaları Mahkemede Delil Olabilir mi? Dijital Delillerin Hukuki Geçerliliği

WhatsApp yazışmaları mahkemede delil olur mu? Ekran görüntüleri, hukuka aykırı deliller ve dijital yazışmaların hukuki geçerliliğini inceleyin.

WhatsApp Yazışmaları Mahkemede Delil Olabilir mi? Dijital Delillerin Hukuki Geçerliliği
genel
WhatsApp Yazışmaları Mahkemede Delil Olabilir mi? Dijital Delillerin Hukuki Geçerliliği

Av. Eren Efe Gökalp | Gökalp Hukuk Bürosu

Günümüzde kişiler arasındaki iletişimin önemli bir bölümü WhatsApp ve benzeri dijital mesajlaşma uygulamaları üzerinden gerçekleştirilmektedir. Ticari ilişkiler, borç anlaşmaları, işveren talimatları, aile içi görüşmeler ve hatta suç teşkil ettiği iddia edilen eylemler dijital yazışmalar aracılığıyla ortaya çıkabilmektedir.

Peki, bir WhatsApp mesajı mahkemede delil olarak kullanılabilir mi? Ekran görüntüsü tek başına yeterli midir? Karşı tarafın telefonundan izinsiz elde edilen yazışmalar hükme esas alınabilir mi?

Bu soruların yanıtı, dijital delillerin hukuki niteliğinin ve elde edilme yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirmektedir.


1. WhatsApp Yazışmalarının Hukuki Niteliği

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 199. maddesi uyarınca elektronik ortamdaki veriler, uyuşmazlık konusu vakıaların ispatına elverişli olmaları hâlinde belge niteliğindedir.

Bu düzenleme kapsamında WhatsApp yazışmaları, elektronik posta içerikleri, kısa mesajlar ve diğer dijital veriler mahkemeye delil olarak sunulabilir.

Ancak bir verinin belge niteliğinde olması, onun mutlaka kesin delil olduğu veya tek başına davanın ispatına yeterli bulunduğu anlamına gelmez.

Delilin ispat gücü; içeriğine, doğruluğuna, elde ediliş biçimine ve diğer delillerle ilişkisine göre belirlenir.


2. Ekran Görüntüsü Tek Başına Yeterli midir?

Uygulamada WhatsApp yazışmaları çoğunlukla ekran görüntüsü alınarak mahkemeye sunulmaktadır.

Bununla birlikte ekran görüntülerinin teknik yöntemlerle değiştirilebilmesi, mesajların belirli bölümlerinin çıkarılabilmesi veya gönderen kişinin kimliğinin tartışmalı olması, söz konusu delillerin güvenilirliğini etkileyebilir.Özellikle karşı tarafın yazışmaları inkâr etmesi durumunda; Mesajların hangi telefon numarasından gönderildiği, Mesajların gerçekten ilgili kişiye ait olup olmadığı,

  • Yazışmanın bütünlüğünün korunup korunmadığı, İçerikte değişiklik yapılıp yapılmadığı,
  • Delilin hukuka uygun biçimde elde edilip edilmediği araştırılmalıdır. Gerekli hâllerde cep telefonu veya diğer elektronik kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması mümkündür. Dolayısıyla ekran görüntüsü delil olarak sunulabilmekle birlikte, her durumda tek başına yeterli kabul edilemez.

3. Hukuka Aykırı Elde Edilen WhatsApp Yazışmaları

Dijital deliller bakımından en önemli hukuki sorunlardan biri, delilin hangi yöntemle elde edildiğidir.

HMK’nın 189/2. maddesi uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilen deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.

Benzer şekilde Anayasa’nın 38/6. maddesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 217/2. maddesi, hukuka aykırı delillerin yargılamada kullanılmasını sınırlandırmaktadır.

Örneğin bir kişinin telefonunun izinsiz açılması, şifresinin hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirilmesi veya özel yazışmalarına gizlice erişilmesi suretiyle elde edilen mesajlar hukuka aykırı delil niteliğinde olabilir.

Buna karşılık kişinin doğrudan tarafı olduğu bir yazışmayı mahkemeye sunması, delilin elde ediliş biçimi bakımından farklı değerlendirilir.

Ancak kişinin yazışmanın tarafı olması dahi her türlü kullanımın koşulsuz biçimde hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Yazışmanın amacı, kapsamı, mahkemeye sunulma gerekliliği ve üçüncü kişilerin hakları da önem taşır.


4. Ceza Davalarında WhatsApp Mesajlarının Delil Değeri

Ceza yargılamasında delil serbestliği ilkesi geçerlidir. CMK’nın 217. maddesi gereğince yüklenen suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.

Bu kapsamda WhatsApp yazışmaları; tehdit, hakaret, dolandırıcılık, şantaj ve diğer suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda delil niteliği taşıyabilir.

Ancak mesajın varlığı ile suçun işlendiğinin ispatı birbirinden farklıdır.

Bir mesajın kim tarafından gönderildiğinin belirlenmesi, içeriğinin olayın bütünü içerisinde değerlendirilmesi ve gerektiğinde diğer delillerle desteklenmesi zorunludur.

Özellikle mesajın göndericisi veya bütünlüğü konusunda uyuşmazlık bulunuyorsa teknik inceleme yapılmadan yalnızca ekran görüntüsüne dayanılarak sonuca ulaşılması, ispat ve adil yargılanma hakkı bakımından sorun yaratabilir.


5. Boşanma, İş ve Alacak Davalarında Dijital Deliller

WhatsApp yazışmaları yalnızca ceza davalarında değil, özel hukuk uyuşmazlıklarında da önemlidir.

Boşanma davalarında eşler arasındaki yazışmalar, üçüncü kişilerle gerçekleştirilen görüşmeler veya aile içi olaylara ilişkin mesajlar ileri sürülen vakıalarla bağlantılı olabilir. İş davalarında çalışanlara gönderilen talimatlar, çalışma saatleri, ücret anlaşmaları veya iş ilişkisinin sona ermesine ilişkin mesajlar değerlendirilebilir. Alacak davalarında ise borcun kabul edildiğini gösteren mesajlar, ödeme taahhütleri veya ticari ilişkiye ilişkin yazışmalar ispat bakımından önem taşıyabilir.

Bununla birlikte özellikle senetle ispat kurallarının uygulandığı uyuşmazlıklarda, WhatsApp mesajlarının belge veya HMK’nın 202. maddesi kapsamında delil başlangıcı oluşturup oluşturmadığı ayrıca incelenmelidir.


6. Dijital Delillerde Bilirkişi İncelemesinin Önemi

Dijital yazışmaların değiştirilmesi, silinmesi veya farklı biçimlerde aktarılması teknik olarak mümkün olduğundan delilin güvenilirliği her zaman tartışma konusu olabilir.

Bilirkişi incelemesiyle, teknik imkânlar ve mevcut veriler ölçüsünde mesajların kaynağı, tarihleri, içerikleri ve bütünlüğü araştırılabilir.

Ancak bilirkişi incelemesi de her durumda mesajı gönderen kişinin kimliğini kesin olarak ortaya koymaz. Telefon hattının aboneliği ile cihazı fiilen kullanan kişinin farklı olabileceği unutulmamalıdır.

Bu nedenle dijital delillerin değerlendirilmesinde yalnızca teknik tespitlerle yetinilmeyip olayın tüm koşulları dikkate alınmalıdır.


7. Yargıtay’ın Dijital Delillere Yaklaşımı

Yargıtay içtihatlarında dijital verilerin değerlendirilmesinde, delilin hukuka uygun elde edilmesi ve güvenilirliği temel ölçütler arasında yer almaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.12.2009 tarihli, 2009/9-93 E. ve 2009/308 K. sayılı kararında da ceza yargılamasında hukuka uygun delillerin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından taşıdığı önem vurgulanmıştır.

Bu genel yaklaşım doğrultusunda dijital delillerin kabul edilebilirliği ile ispat gücü birbirinden ayrılmalıdır.

Bir WhatsApp mesajının mahkemeye sunulabilmesi, onun içeriğindeki bütün iddiaların doğru kabul edileceği anlamına gelmez.


8. Hukuki Değerlendirme ve Sonuç

Dijitalleşmenin gelişmesiyle birlikte elektronik yazışmalar yargılamanın önemli delil kaynaklarından biri hâline gelmiştir. Bununla birlikte dijital delillerin değerlendirilmesi, yalnızca mesaj içeriğinin incelenmesinden ibaret değildir. Bir WhatsApp yazışmasının yargılamada hükme esas alınabilmesi bakımından özellikle üç husus önem taşımaktadır: Delilin hukuka uygun elde edilmesi, doğruluğunun ve ilgili kişiye aidiyetinin gerektiği ölçüde ortaya konulması, somut uyuşmazlığın ispat kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi.

Sonuç olarak WhatsApp yazışmaları Türk hukukunda delil olarak kullanılabilir. Ancak her ekran görüntüsünün kesin delil sayılması mümkün olmadığı gibi, dijital ortamda elde edilmiş her verinin hukuka aykırı olduğu da söylenemez.

Dijital delillerin hukuki değeri, somut olayın özelliklerine ve ilgili yargılama usulüne göre belirlenmelidir.


Av. Eren Efe Gökalp

Gökalp Hukuk Bürosu

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup somut uyuşmazlık bakımından hukuki görüş veya danışmanlık niteliğinde değildir.